[x]

deviantART

 
About Me Member Deviously Deviant BuharMale/Turkey Recent Activity Deviant for 1 Year
Not Subscribed
Statistics 93 Deviations
325 Comments
3,673 Pageviews

deviantID

Acı Bir Sonbahar...

Tue Nov 27, 2007, 5:03 AM
-Bölüm 1-

Sabah bir türlü olmuyordu... vakit geçmiyor bitmek bilmiyordu. Nedense hava serin olmasına rağmen pencerem açıktı. İçimde dinmek istemeyen bir ateş vardı. Su içiyordum ama çözüm olmuyordu. Duygularım bir an yoğunlaşıyor sonra yine beni terk ediyordu. Neler oluyordu halbuki? Daha yeni şarkılardaki baharı yaşamaya başlamışken.... bir anda saçlarımın ıslak olduğunu fark ettim yoksa banyomu yapı uyuyakalmıştım? Şuan tek bildiğim başımın dediler gibi ağrımasıydı. Kendimi toparlamak için ellerimle yüzümü kapadım. Bir an uykuyla uyanıklık arasında başımı kaldırdım duvarlarda sprey boyayla renkli yazılar yazıyordu.. okuyamıyordum... irkildim..çevreme baktım kapımda yoktu penceremde... bomboş bir odadaydım.. odada bir ben birde kıçımın sığabileceği kadar bir karton parçası... ben neredeyim?? Hemen toparlanarak kendimi dışarı attım. Ben bu inşatta ne arıyordum?? Başım dönüyor gözlerim kararıyordu.. çevreme bakındım, galiba burası site yapılmak istenen bir yerdi ve nedense kimsecikler yoktu ortalıkta.. galiba terkedilmişti.. benim gibi..ben neden buradayım? bendemi terk edildim?? Hayal meyal bir şeyler anımsıyordum.. karışık şeyler.. Allah’ım bana neler oluyor yardım et lütfen.. evet galiba bende terkedilmiştim.. ne istemiştim de bu kadar kötü hissediyordum kendimi.. ne yapmak ne olmak istemiştim??
Hava çok serindi galiba kabus görü terlemiştim. Bu ıslaklığımın tek nedeni bu olabilir... aklım karman çorman.. dar ve loş ışıklı sokaktan aşağı inmeye başladım. Tek tük insanlar vardı ve bir çift sevgili.. sevgili?? Benim sevgilim yokmuydu?? evet vardı hem de bir değil birkaç tane... gözlerinden, vücutlarından ve saçlarından anımsamaya başladım onları.. bir an beynim yine bulandı elimi deri pardösümün cebine sokarak sigaramı ve çakmağımı çıkardım.. beynimi boşaltmak rahatlamak istiyordum.
Hava nemli yerler ıslaktı sigaramı yakınca bir anda Beethoven 9. senfoniyi çalmaya başladım ıslığımla. Galiba sigarayı yakınca keyfimde yerine gelmişti. Sigaramın en güzel yerinde Bostancı sahilinde buldum kendimi.. kulağımda ki küenin zincirin tenime değdiğini hissetim ve ürperdim. İyiki postallarım var diye düşünüyordum bir an.. peki param varmıydı?? Büyük bir heyecanla elimi cebime attım evet 100 euro ve 40 milyon param vardı. İçim birden ısınıverdi. Üşümem endişem geçmişti bir sigara yaktım oturduğum ıslak kayalıklarda adalara karşı nispet yaparcasına üflemeye başladım.
Midem yanıyordu, galiba acıkmıştım. Uzakta fenerli bir balıkçı tezgahı vardı bu büyük bir şanstı benim için hemen oradaki tabureye oturdum ve balığımı beklemeye başladım. Ben ne yapıyordum? Ne olmuştu bana?? Derken yine sorularımla baş başa kaldım.... acaba okuduğum kitapları yada kurgusal filmlerden etkilenip yaşamaya mı başlamıştım?? Balığım geldi ve bir ısırık attım küçük iştahsız bir ısırıktı sanki acıkmamıştım ve yemek zorundaymışım gibi; lezzeti yoktu.. ne yaşamın ne nefesimin nede ağzımda çiğnediğim lokmamın.. ama bir-iki saat öncesine nazaran beynim daha rahattı çünkü artık biliyordum düşünmekle bulamayacağımı biliyordum i zamanla her şeyi zamanla çözeceğimi şuan istediğim tek şey oturduğum masadan kalkı olabildiğince yürümek.. nereye?? Fark etmez.. hemen ekmeğimi yarıda bıraktım artık bu işkenceye daha fazla dayanamıyordum apar topar kalkı sahil yolundan tekrar yürümeye başladım bir anda gökyüzü bir çok renge büründü .. slayt gibi bir şeydi şaşkın ve tuhaf hissettim kendimi.. arkamdan bir ses; bakarmısınız kimliğinizi görebilirmiyim? Dedi geriye döndüğümde ekip arabasını gördüm.. tepe lambası bütün çevreyi renk cümbüşüne döndürüyordu.. tabiiki memur bey dedim ve cüzdanımı aradım ben nereye koyardım cüzdanımı?? Paltomun iç cebinemi pantolonumun arka cebinemi?? Baktım ceplerime yok paralarımı çıkardım arasında da yoktu. bizimle gelirmisiniz beyefendi dedi hiçbir açıklama yapamıyordum evim şurda, cüzdanım arabada, ben şuyum diye ekip arabasına bindim sessizce bindiğim anda bir koku sardı burnumu küf kokusu gibi.. 5-10 dakika sonra bilmediğim ara sokaklarda ilerliyorduk.. umutlanmıştım belki benim bilinmezliğime çare bulurlar diye.. içim geçmiş bir ses in bakalım bende aracım kapısından tutunarak aşağıya indim, beni karakola getirmişlerdi..içeri girip bana gösterdikleri yere oturdum.. kimsecikler yoktu 2-3 polis dışında önümde bir masa vardı üzerince hiçbir şey olmayan.. bir memur bana alkollü olup olmadığımı sordu bende düşünerek “sanmıyorum” dedim.. ne arıyorsun o saatte orada diye sorduklarında gözüm duvardaki saate takıldı saat:03:50 idi bende olayı anlatmaya başladım anımsadığım gibi.. her hangi bir uyuşturucu kullanı kullanmadığımı sordular.. bilmediğimi söyledim.. beni alt kata indirip bir odaya kapattılar.. demir borular olan bir oda.. her yan küf kokuyordu.. sarımsak kokuyordu odada yalnızdım..hemen yanımdaki odada iki ayrı kişi vardı biri uyuyor diğeri ise sigara tüttürüyordu.. iştaha geldim bir sigarada ben yaktım..derin bir nefes çektikten sonra diğer kişiye baktım bana hiç bakmıyordu sanki ben orada yokmuşum gibi bir süre sonra diz kapaklarımda ağrı hissettim ayakta duramıyordum.. hemen oracıkta bulunan sedir e benzeyen yere oturdum.. parmaklarımla sigaramı sıkıyordum galiba çok kasıldım diye düşünürken gözüm diz kapaklarıma takıldı pantolonum çok sertti elimle yokladım boya heralde sonradan kurumuş diye düşünürken acım arttı ve o çürük domates rengine bürünmüş pantolonumu sıyırdım.. bütün vücudum uyuşmuştu gördüklerim karşısında titremeye başladım elimde olmadan.. diz kapaklarımda sargı bezleri vardı ve üzeri kan olmuştu.. donmuş kalmıştım hiçbir şey yapamıyordum.. düşünemiyor hareket edemiyordum elimle hafif dokundum.. acımıyordu.. açmaktan korkuyordum.. neyle karşılaşacaktım?? Gözlerimi hafifçe araladığımda polis memurlarının konuşmalarını duydum yüzlerini bulanık görüyordum yorgun gözlerimi kapamaya karar verdim.

-Bölüm 2-
Gözlerimi araladığımda koridordan birçok insanı ve karmakarışık seslerin yükseldiğini duydum.. ağzımda oksijen tüü ve kolumda serum vardı yanımdaki sandalyede bir polis memuru oturuyordu.. galiba hastanedeydim.. artık şaşıracak halim kalmamıştı yaşadığım durumlara sakince uyandığımı belli ettim.. polis memuru geçmiş olsun umarım iyisinizdir dedi. Bende iyi olduğumu söylemek istedim teşekkür etmek için fakat kelimeleri bir türlü ağzımdan çıkaramıyordum.. pes ederek hafifçe gülümsedim ve başımla onayladım. Hemşire gelerek bacaklarımdaki örtüyü kaldırdı ve beni hafifçe çevirip iğne yaptı. Acımıyordu hiçbir yerim.. hemşire hanım sonra bacaklarımı açarak pansuman yaptı göremiyordum bacaklarımı göğsüme bir yastık koymuşlardı..


Devamı Haftaya (hatırladıkça)... Buhar@hotmail.com

Devious Info

deviantART Notice

[x]

Comments


geç oldu ama umarım güç olmamıştır..
Teşekkürler
teşekkür ederim..:rose:


--
İzleme için teşekkürler :aww:

:rose:

--
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol âlemde serdâr olur
Yâr olur ağyâr olur serdâr olur didâr olur

[link]


teşekkür ederim.. :aww:

:iconcarameldansenplz:


--

:damphyr: Bir melek olmak degil derdim asla
ben,
Seytan olmak istemiyorum!..


:: | LimpidD.net | ::
ben teşekkür ederim..

--
Olsam yada Olmasam....

[link]
cok tesekkurler...:)

--
I LiKe Thİs
ben teşekkür ederim...;)

--
Olsam yada Olmasam....

[link]
:+fav: için teşekkürler Muharrem

--
Raise your hand, babe
senin ismin Nikita mı?

--
Olsam yada Olmasam....

[link]

Site Map